ataturk
BÜRO-İŞ

Maliye Bakanlığı Çalışanları Sorunları ve Talepleri

Maliye Bakanlığı Çalışanları Sorunları ve Talepleri

Kamu kurumlarında 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi çalışanların, yıllar itibariyle adım adım aldıkları haklar, son yıllarda tümden veya esaslı çoğunluğu ile ellerinden alınmak istenmektedir. Oysa devletin tüm stratejik görevleri yine bu çalışanlar tarafından yürütülmektedir.

Devletin tüm bürokrasisi seçilmiş siyasi kimlikleri olanlar veya dış ülkelerden ithal edilen memurlar tarafından değil; bu ülke için canını, malını, evladını, son damlasına kadar kanını akıtan insanlar veya bu insanların çocukları veya torunları tarafından yürütülmektedir, yürütülecektir. Gerektiğinde karşılıksız olarak bu devlete canını verenler karşılıksız da çalışabilir. Ancak kamuoyunda oluşturulmaya çalışılan; ‘siyasi iradenin önünde duran takoz’ algısının da artık tutmayacağı görülmelidir.

Son yıllarda yapılan enflasyon hesaplamaları bizlere uymamaktadır. Devlet memurlarının ceplerindeki enflasyon, enflasyon hesaplamasıyla uyuşmamaktadır. Çünkü enflasyon hesaplamasında pinpon topu, tenis raketi, havyar gibi almak şöyle dursun görmek için bile hayal kuramadığımız maddeler. Bizlere çaydan, şekerden undan otobüs biletinden, okul harçlarından, elektrikten, sudan, telefondan kiradan… insani temel ihtiyaç maddelerindeki enflasyon artışlarını dikkate alarak buna göre maaş artışı yapınız.

Ayrıca bilindiği üzere Maliye Bakanlığı çalışanları hep üvey evlat muamelesi görmüş, haklarını en son alan kurum haline gelmiştir. Neden bu hale geldiği veya getirildiğine dair bir şey söylememiz mümkün değildir. Çünkü bu siyasi bir tercih olup bunun üzerinde durmayacağız. Ancak görüldüğü üzere siyasi iradenin Maliyeyi bir silah, çalışanlarının ise tetikçi olarak kullanıldığı aşikârdır. Maliye Bakanlığı çalışanlarının ne bir kıymeti olduğu ne de yaptıklarından sonra ilgili kurumlar tarafından takdir edilmediği bilinmektedir.

Aşağıda belirttiğimiz sorunlarımız neden hep görmezlikten gelinir, neden hep ‘sizin yerinizi alacak sizden daha düşük ücrete çalışacak çok insan var’ mantığı ile sürekli külkedisi muamelesi yapılır anlamak mümkün değil. Anlaşılan o ki; bizler hep 657 sayılı Kanunda Genel İdare Hizmetler Sınıfı’nda kaldıkça bu da böyle devam edecek gibi görünüyor. Onun için mali hizmetler sınıfı en kısa zamanda hayata geçirilmeli ancak bu yapılacak diye az da olsa elimizde kalan haklarımız da alınmamalıdır.

MALİYE BAKANLIĞI’NIN KADROLARININ YARISI BOŞ

Maliye Bakanlığı’nda kadroların yarısının boş olduğundan her bir çalışan iki kişilik iş yapmak zorundadır. Kurumda boş kadrolara atama yapılmadığı için çalışanların çalışma koşulları oldukça ağır hale gelmiştir. Mesai kavramı unutulmuş, Yeni alınan memurlar ise işin yoğunluk ve sorumluluklarının çok olduğunu, ücretinin ve sosyal hakların da az olduğunu anlayınca başka kurumlara gitmektedirler.

Kanunları uygulayan, verginin tahakkuk ve tahsilatını gerçekleştiren, devlet bütçesinin her kademesinde katkı sağlayan, öte yandan devletin muhasebesini tutan, devlet arazilerini yöneten memurların sorunları çözüme kavuşmadığı gibi, gün geçtikçe sorunlar çığ haline gelmiştir. Memurlar mutsuz olmuş, moral ve motivasyonları yok edilmiş; çalışma barışı tek taraflı olarak bozulmuştur.

Maliye Bakanlığı sürekli olarak, mükellef olan yurttaşlarımız için vergi ve varlık barışı politikaları uygulamaktadır. Sürekli olarak fedakârlığı memurundan istemek ancak memurunu onore etme, ödüllendirme, diğer hak alacakları için tatmin edememiştir. Bakanlığımızın kendi memuru ile de bir an önce barışması gerekmektedir.

TALEPLERİMİZ:

– Ek ödemelerin emekli keseneğine dâhil edilerek emekliliğe yansıtılmasını,
– Aynı yerde aynı işi yapan çalışanlar arasında ücret adaletsizliğinin mutlaka giderilmesini,
– Merkez ve taşra uzmanlığı ayrımına son verilmesini,
(666 sayılı KHK ile tüm kurumlardaki uzmanları eşitlemek hedeflenmiş olmasına rağmen aynı kurum içerisinde bile merkez ve taşra ayrımına giderek uzmanlığı kategorileştirmiştir. Personelin arasındaki ücret dengesizliğine yeni bir cephe açılmıştır.)
-Gelir ve gider uzmanlıklarında uygulanan kriterlerde birlik sağlanmasını,
-Lise ve ön lisans mezunlarına da uzmanlığa girme hakkının verilmesini,
-Uzmanlık sınavlarında süre sınırlamasının kaldırılarak sürekli hale getirilmesini,
– Özel hizmet tazminat oranlarının yeniden düzenlenmesini,
-Maliye bakanlı çalışanlarını ilgilendiren özlük ve sosyal hakları ilgili tüm çalışmalarda ve çalıştaylarda Sendikalar, dernekler ve ilgili tüm Sivil Toplum Kuruluşlarından destek alınmalı görüş ve önerileri dikkate alınmalıdır. Ayrıca vergi politikaları oluşturulurken, vergi çalışanlarının ve Sendikaların, derneklerin ve diğer STK’ların da öneri ve teklifleri alınmalıdır.
Vergi Haftası kapsamında bir dizi etkinlik ve yarışma düzenlenmekte, fakat bu etkinliklerde Maliye çalışanlarının sorunlarına değinilmemektedir.
-Kamu düzeninde hiç görülmeyen bir düzenleme ile Hesap Uzmanı, Kontrolörler ve denetim elemanları uzman yapılmıştır. Kontrolörler Maliye Bakanlığı Uzmanı, Milli Emlak ve Muhasebe Denetmenleri Defterdarlık Uzmanı yapılarak özlük hakları elinden alınmış statü kaybetmişlerdir. Hesap uzmanları ile Kontrolörler arasında statü kavgasına son verilmeli her iki kesime de gerekli görevler vererek denetimin etkin ve verimli olarak geliştirilmesi gerekmektedir.
Büro-İş Sendikası
Konya

Sosyal Medyada Paylaş :
BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.