ataturk
BÜRO-İŞ

Üyesi olduğu sendikanın kararına uygun olarak eyleme katılan personele disiplin cezası verilebilir mi?

Üyesi olduğu sendikanın kararına uygun olarak eyleme katılan personele disiplin cezası verilebilir mi?

Uygulamada sendikaların ve bağlı bulundukları konfederasyonların yetkili kurullarınca alınan karara uygun olarak etkinliklere iştirak eden personel hakkında disiplin soruşturmaları yürütüldüğü ve önemli bir oranda da personel hakkında ceza tecziyesine gidildiği görülmektedir.

İdarelerce bu durumda personel hakkında “özürsüz olarak görev yerine gelmediği” iddiası ile disiplin soruşturması açılması ve ceza tecziyesine gidilmesi yoluna gidilebilmektedir.

Ancak anılan gerekçe ile tesis edilen disiplin cezasında Anayasaya, yasaya, Türkiye’nin usulüne uygun olarak imzalayarak yürürlüğe koymuş olduğu uluslararası sözleşmelere uyarlık bulunmamaktadır.

Şöyle ki;

Anayasamızın “Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin sosyal bir hukuk devleti olduğunu” belirten 2. maddesi, çalışanların ve işverenlerin, üyelerinin çalışma ilişkilerinde ekonomik ve sosyal hak ve menfaatlerini korumak ve geliştirmek için önceden izin almaksızın sendikalar ve üst kuruluşlar kurma ve bu sendikalara üye olarak bu doğrultuda etkinlik yapma hakkının bulunduğunu belirten 51. maddesi, usulüne göre ve Anayasa’nın 90. maddesi çerçevesinde yürürlüğe konulmuş bulunan temel hak ve özgürlüklere ilişkin uluslararası anlaşmalar ile kanunların aynı konuda farklı hükümler nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası anlaşma hükümlerinin uygulanacağını belirleyen 90. maddesi ve bu maddenin bir gereği olarak 87 ve 151 sayılı İLO sözleşmeleri, İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi’nin 11. maddesi, Avrupa Birliği Temel Haklar Şartı’nın “Toplu pazarlık yapma ve eylem hakkı” başlıklı 28. maddesine uygun olarak ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve Danıştayın yerleşik içtihatları doğrultusunda; kamu personelinin, üyesi olduğu sendikanın ve bağlı olduğu konfederasyonun yetki kurullarınca alınmış karara uygun olarak etkinliklere katılması engellenemez ve katılması nedeniyle hakkında disiplin cezası verilmesi yoluna gidilemez.

Danıştay 12. Dairesinin 2001/3307 E., 2001/4415 K. sayılı kararında da vurgulandığı üzere, “Olayda, davacının üyesi bulunduğu sendikanın yetkili kurullarınca alınan karara uyarak, kamu görevlilerinin içinde bulunduğu mali sıkıntının kısmen düzeltilmesi ve kamuoyunca bilinen bu sıkıntıları yine kamuoyuna anlatarak desteğinin sağlanması amacıyla 1.12.2000 tarihinde bir gün göreve gelmemek eylemini gerçekleştirdiği anlaşılmış olup, davacının sendikal faaliyet kapsamında bir gün süreyle göreve gelmemesi fiilinin mazeret olarak kabulünün gerektiği, dolayısıyla 657 sayılı yasanın 125/C-b maddesinde öngörülen “özürsüz” olarak bir gün göreve gelmemek fiilinin sübuta ermediği görülmüştür.”

Danıştay 12. Dairesinin 2005/313 Karar ve 2004/4643 Esas sayılı kararında da açıkça belirtildiği üzere, “Olayda, davacının üyesi bulunduğu sendikanın yetkili kurullarınca alınan, üretimden gelen güçlerini kullanma çağırışına uyarak 11.12.2003 tarihinde göreve gelmediği anlaşılmış olup, davacının sendikal faaliyet kapsamında göreve gelmemesi fiilinin mazeret olarak kabulünün gerektiği dolayısıyla 657 sayılı. Yasanın 125/C-b maddesi anlamında özürsüz olarak göreve gelmemek fiilinin sübuta ermediği görülmüştür. (…) Bu durumda, disiplin suçu teşkil etmeyen eylem nedeniyle davacı hakkında tesis olunan işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararında hukukî isabet görülmemiştir.”

Yine Danıştay 11. Dairesinin 2005/861 Karar ve 2002/871 Esas sayılı kararı ile “Dosyanın incelenmesinden, davalı idare bünyesinde sözleşmeli personel olarak görev yapan davacının 20.4.1995 tarihinde yapılan bir günlük iş bırakma eylemine katılması nedeniyle yaptırılan soruşturma sonucunda; 1. Bölge Disiplin Kurulunun 29.11.1995 tarih ve 1995/186 sayılı kararıyla eylemine uyan Personel Yönetmeliğinin 100/5. maddesi uyarınca tecziyesine ancak eylemin Türkiye genelinde ve eyleme katılımın fazla olması, temel amacın memurlara sendikal hakların verilmesi, ücretlerin yükseltilmesi ve özlük haklarının iyileştirilmesi gibi sosyal içerikli talepleri ihtiva etmesi hususları dikkate alınarak Aynı Yönetmeliğin 105. maddesi delaletiyle 99. maddesi uyarınca kınama cezası ile tecyizesine karar verildiği ve 1. Bölge Başmüdürünün onayıyla davacıya ayrıca bir günlük sözleşme ücreti kesintisi uygulandığı anlaşılmaktadır. (…) Bu durumda gerek 399 sayılı KHK de gerekse TCDD Personel Yönetmeliği ve idare ile davacı arasında imzalanan sözleşmede 1 veya 2 gün özürsüz işe gelmeme halinde disiplin cezası olarak uygulanan aylıktan kesme cezası dışında, sözleşme ücretinden kesinti yapılabileceği yolunda herhangi bir düzenleme bulunmadığından, 1. Bölge Başmüdürünün onayıyla davacının sözleşme ücretinden bir günlük kesinti yapılmasına ilişkin işlemde ve bu işleme karşı açılan davayı reddeden mahkeme kararında hukuka uyarlık görülmemiştir.”

Aynı şekilde Danıştay 12. Dairesinin 2008/225 Karar ve 2005/5767 Esas sayılı kararına göre “Olayda, davacının üyesi bulunduğu sendikanın yetkili kurullarınca alınan, üretimden gelen güçlerini kullanma çağırışına uyarak 11.12.2003 tarihinde göreve gelmediği anlaşılmış olup, davacının sendikal faaliyet kapsamında göreve gelmemesi fiilinin mazeret olarak kabulünün gerektiği, dolayısıyla 657 sayılı Yasanın 125/C-b maddesi anlamında özürsüz olarak göreve gelmemek fiilinin sübuta ermediği görülmüştür. (…) Bu durumda, disiplin suçu teşkil etmeyen eylem nedeniyle davacı hakkında tesis olunan işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.”

Danıştay 12. Dairesinin 2004/4148 Karar ve 2004/4209 Esas sayılı kararı ile de altı çizildiği üzere “Olayda; davacının, üyesi bulunduğu sendikanın yetkili kurullarınca alınan karara uyarak kamu görevlilerinin içinde bulunduğu mali sıkıntıların kısmen düzeltilmesi ve kamuoyunca bilinen bu sıkıntıları yine kamuoyuna anlatarak desteğinin sağlanması amacıyla 11.12.2003 tarihinde 1 gün göreve gelmemek eylemini gerçekleştirdiği anlaşılmıştır. Bu durumda, sendikal faaliyet kapsamında bir gün göreve gelmemek fiilinin mazeret olarak kabulü gerektiğinden, 657 sayılı kanunun 125/C-b maddesinde öngörülen “özürsüz olarak bir gün göreve gelmemek” fiilinin sübuta ermediği sonuç ve kanaatine varıldığından, disiplin suçu teşkil etmeyen eylem nedeniyle davacı hakkında tesis edilen işlemde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.”

Öte yandan yürürlükteki mevzuatımız bakımından güvenceye alınmış olan hakkın kullanılmasının engellenmesi hukuk devleti ilkesine, Anayasa ve kanunlarla, uluslararası sözleşmelerle güvenceye alınmış hak ve özgürlüklere açıkça aykırı olup; Türk Ceza Kanunu çerçevesinde de bir suç olarak tanımlanmış ve cezai müeyyideye bağlanmıştır. (TCK 118.m)

“(1) Bir kimseye karşı bir sendikaya üye olmaya veya olmamaya, sendikanın faaliyetlerine katılmaya veya katılmamaya, sendikadan veya sendika yönetimindeki görevinden ayrılmaya zorlamak amacıyla, cebir veya tehdit kullanan kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

(2) Cebir veya tehdit kullanılarak ya da hukuka aykırı başka bir davranışla bir sendikanın faaliyetlerinin engellenmesi hâlinde, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.”

Son olarak 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 125/C-b maddesinde “Özürsüz olarak bir veya iki gün göreve gelmemek” eylemi aylıktan kesme cezasını gerektiren fiil ya da haller arasında sayılmıştır.

Madde metninden kamu görevlisinin bir veya iki gün göreve gelmeme fiilinin disiplin suçu sayılabilmesi için, eylemin özürsüz ve mazeretsiz şekilde işlenmiş olmasının gerekmektiği anlaşılmaktadır. Bu durumda gerek yasa metni ve gerekse yargı kararları karşısında sözkonusu etkinliklere katılan personelin eyleminin sendikal faaliyet kapsamında değerlendirilmek suretiyle bu fiilinin mazeret olarak kabulünün gerektiği açıktır.

Bu durumda da disiplin suçu teşkil etmeyen fiil nedeniyle personele ceza tecziyesine gidilemeyecektir.

Sosyal Medyada Paylaş :
BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.