
2020 bütçesinin kamu emekçilerine yansımalarını, 2020 Bütçe Kanun Teklifindeki resmi verileri baz alarak değerlendirerek önerilerde bulunduk.
Orta Vadeli Program çerçevesinde hazırlanan ve TBMM’ne sevk edilen 2020 bütçesi ile ilk kez bütçe rakamları 1 trilyonu geçerek 1 trilyon 96 milyar TL olarak belirlendi. Orta Vadeli Program, Yeni Ekonomi Programı gibi umut vaat eden söylemler ile oluşturulan bütçeler vatandaşları ve biz kamu çalışanlarını beklenti içerisine sokmaktadır. Yılardır hep aynı senaryo oynanıyor. Ancak her zaman ki gibi söylemle eylem birbirini tutmamış, eylem hep çalışanın aleyhine olmuştur.
2020 bütçesinde çalışanlar için olumlu hiçbir şey yok; aksine daha fazla zam ve vergi yükü, daha fazla çalışma, sefalet ve yoksulluk olduğunu Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı tarafından hazırlanan ve kurumun http://www.sbb.gov.tr/wp-content/uploads/2019/10/2020_Yili_Merkezi_Yonetim_Butce_Kanunu_Teklifi_ve_Bagli_Cetveller.pdf internet sitesinde bulunan 2020 Bütçe Kanun Teklifini incelediğimizde görmekteyiz. Bu bütçe halk için değil, saray ve saraya yakın çevre için hazırlanmıştır.
Söz konusu bütçe kanun teklifinde yıllar itibariyle Gelir ve Kurumlar Vergisi tahsilat hedefleri aşağıda gösterilmiştir.

Vergi gelirleri içerisinde Gelir Vergisinin Kurumlar Vergisinin iki katı olduğu, Gelir Vergisini ödeyenlerinde büyük çoğunluğunun aylık olarak kaynakta vergisi peşin olarak kesilen asgari ücretli çalışanlar başta olmak üzere emekçi kesim olduğu anlaşılmaktadır. Bir başka anlatımla bankalar dahil Türkiye’nin en karlı şirketlerini içerisinde barındıran borsaya kayıtlı şirketlerin % 65’ hissesini elinde bulunduran yabancılar ve şirketler düşük vergi ödemektedir. Asgari ücret vergi dışı bırakılarak bu tutar ücretli çalışanlar için istisna olmalı ve vergi oranı çalışanlar için % 10’da sabitlenmelidir.
Görseller
