
Sosyal Güvenlik Haftası dolayısıyla Ankara’da SGK Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğü önünde basın açıklaması yaparak Sosyal Güvenlik Sistemimize ilişkin görüş ve önerilerimiz ile SGK çalışanlarının sorun ve taleplerini gündeme getirdik.
Üyesi bulunduğumuz Kamu-İş Konfederasyonu ve bağlı sendikaların yönetici ve üyeleri ile Emeklilikte Adalet Derneği (EMADDER) yöneticilerinin destek verdiği basın açıklamasını Genel Başkanımız Alay HAMZAÇEBİ yaptı.
Basın açıklamamızın tam metni:
Büro-İş Sendikası olarak; Sosyal Güvenlik Haftası dolayısıyla Sosyal Güvenlik Sistemimize ilişkin görüş ve önerilerimiz ile SGK çalışanlarının sorun ve taleplerini gündeme getirmek için toplanmış bulunmaktayız.
Ülkemizde, sözde reform adı altında SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) çatısı altında birleştirilmiştir.
Neo-liberal politikalar uygulayan hükümet yıllardır sistemli olarak çoğunu gece yarısı yaptığı yasal düzenlemeler ile hem emeklilik yaşını yükseltmiş, aylık bağlama oranlarını düşürmüş, prim ödeme gün sayısını artırmış hem de emekliler arasında ayrımcılığa neden olmuştur.
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu memurlar arasında 1 Ekim 2008 öncesi ve sonrası ayrımcılığa ve haksızlığa neden olan bir kanundur.
Bu tarih öncesi memuriyete başlayanlara eski kanun olan 5434 sayılı Emekli Sandığı Kanunu gereği 25 yıl çalışanın aylık bağlama oranı % 75 olarak uygulanacak, bu tarihten sonra işe girenler için ise 5510 sayılı kanuna tabi olarak aynı hizmet süresi 25 yıl üzerinden % 50 olarak aylık bağlanacak.
Diğer taraftan başta seyyanen zamlar olmak üzere birçok tazminat, ek ödemelerde emekli keseneğine sayılmadığı gibi bütün bu düzenlemeler memurlar için mezarda emekliliği getirmiştir.
Bir haksızlık da kamuoyunda EYT yasası olarak bilinen yasa da yapılmıştır.
EYT’den 8 Eylül 1999 öncesi sigortalı olanlar yararlandı. Oysa bundan 1 gün sonra 9 Eylül 1999 ile Nisan 2008 tarihleri arasında sigortalı olanlar 1 gün için 17 yıl beklemeye mahkum edildiler. Çok büyük haksızlık var acil olarak kademeli emeklilik yasası çıkarılmalı.
Bütün bu haksızlıklar ve sömürülmemiz yetmezmiş gibi şimdi de çıtayı daha da yükseltmeye çalışıyorlar.
Tutturmuşlar Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi (TES). İki de bir dile getiriyorlar Orta Vadeli Planda da var.
Pazarlamaya çalıştıkları Sistemin amacı: Emeklilikte gelir düzeyini artırmak, emeklinin yaşam standartlarını korumak, Büyük tasarruf fonu oluşturmak, kamu yatırımlarına kaynak sağlamak.
Bu sistemde Çalışan, işveren ve devlet bulunmakta.
Çalışan %3, işveren %3, devlet %30 katkı sunacak.
Çalışan zaten geçinemiyor. Vergiler altında eziliyor, enflasyon ile sömürüldüğü yetmezmiş gibi % 3 daha devlet eliyle zorla yoksullaştırılacağız.
Sistemde biriken paralar kamu yatırımlarına kaynak olarak aktarılacak deniyor. Kamu kaynakları ve fonların kime aktarıldığını gayet iyi biliyoruz. Yine yandaşa, sermayeye faize rantiyeye aktarılacak.
Hatırlatmak isteriz, İşsizlik fonu devlet desteğini kararnameyle, bir gecede Cumhurbaşkanı % 1'den % 0,5'e yani % 50 düşürdü.
TES’ de de aynısı olacak.
Bu oyunlara, laflara karnımız tok. Gölge etmeyin, kazanılmış haklarımızı geri verin.
Yapılan bu düzenlemeler yanında uygulanan bütçe ve vergi politikaları, TÜİK’in talimatla açıkladığı uydurulmuş düşük enflasyon oranları, Toplu Sözleşme masasında hakeme üye göndererek yandaş sendikaların oynadığı tiyatro ile maaşlarımız ve emekli aylıklarımız düşürülerek tabanda eşitlemiş ya da sabit tutulmaya çalışılmıştır.
Biz emekçiler için kutlanacak bir hafta yoktur. Kutlayanlar emeği sömüren sosyal güvenliği ortadan kaldıran sermayedir.
Sizlere kamu çalışanlarını ve emeklileri ilgilendiren önemli güncel rakamları paylaşmak istiyoruz.
TÜİK’in uydurulmuş rakamlarına göre 4 aylık enflasyon %14,64 olmuş. Toplu Sözleşme gereği memura verilen % 11 zam çoktan buhar oldu uçtu. Merkez Bankası da 2026 sonu enflasyon hedefini yüzde 16'dan yüzde 24'e yükseltmiş.
Üyesi bulunduğumuz Türkiye’nin 3. Büyük memur sendikaları Konfederasyonu Kamu-İş’in her ay düzenli olarak açıkladığı Mayıs ayında açlık sınırı 36 Bin 313 Lira, yoksulluk sınırı 108 Bin 820 Lira olmuş.
En düşük emekli maaşının 20 Bin Lira, en düşük memur maaşının 59.896 TL olduğu dikkate alındığında artık bir değil iki emeklinin maaşı açlık sınırında, iki memurun maaşı yoksulluk sınırında demektir.
Sosyal güvenlik bir insan hakkı ve bir devlet görevidir sosyal ihtiyaçtır; bu nedenle de evrenseldir. Bu gün Türkiye’de sosyal devlet anlayışından, adil gelir dağılımından bahsetmek mümkün değildir.
Emekli açlık, emekçi yoksulluk altında bir gelir ile yaşam savaşı vermekte. Dolayısıyla A( SOSYAL) BİR TOPLUM OLDUK.
Sosyal Güvenlik sistemi gibi ağır bir mevzuat ve iş yükü altında özveriyle görev yapan bu kurumun çalışanları da bu sömürüden, yoksulluktan fazlasıyla payını almıştır.
Hatırlatmak isteriz COVID-19 pandemi dönemi ve EYT sürecinde SGK çalışanları eksik personel ile gece gündüz hafta sonu demeden mükemmel iş çıkardılar. Aradan geçen zaman zarfında unutulan bu arkadaşlarımızın sorun ve taleplerini kamuoyuna duyurmak, paylaşmak istiyoruz.
- En düşük memur maaşının yoksulluk sınırının üzerinde olacak şekilde tüm memurlara “SEYYANEN ZAM” verilmeli, enflasyon farkları aylık ödenmeli.
- Memurlar arasında 2008 öncesi ve sonrası emeklilik ayrımına son verilerek 2008 öncesi durumda eşitlik sağlanmalı.
- Tüm ek ödemeler emekli keseneğine sayılmalı.
- Vergi oranı yüzde 10 olarak sabitlenmeli,
- 3600 Ek-Gösterge ayrım gözetmeksizin tüm memurlara verilmeli.
- Büyükşehirlerde görev yapanlara büyükşehir farkı verilmeli, tüm memurlara kira yardımı yapılmalı.
- SGK çalışanlarına Sosyal Güvenlik Tazminatı verilmeli.
- Personel yetersizliği sorunu çözülmeli.
- Söz verilen kurum içi uzmanlık sınavı derhal açılmalı.
- Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Sınavlarında Sözlü Sınav şartı kaldırılmalı,
- Vekaletli ve liyakatsiz atama ve görevlendirmelere son verilmeli.
- 666 sayılı KHK ile kaldırılan yılda iki kez brüt asgari ücret tutarında ödenen “İKRAMİYE” lerimiz tekrar ödenmeli. Lütuf değil, kazanılmış hakkımızı geri istiyoruz.
- Kamu Şeflerinin Özel Hizmet Tazminatı ve Ek Ödeme Oranları artırılmalı.
- Denetmenler arasındaki merkez & taşra ayrımı giderilmeli, SGK Denetmenleri Grup Başkanlığı kurulmalı.
-
- Kamu Mühendisleri, kurum tabipleri, eczacıları, sağlık çalışanları ve avukatların Özel Hizmet Tazminatı ve Ek Gösterge oranları artırılarak özlük ve mali hakları iyileştirilmeli.
- Tüm icra memurlarına 3.derece kadro ihdası sağlanmalı.
- Yardımcı Hizmetler sınıfı kaldırılarak içerisinde bulunan meslek branşları Teknik Hizmetler Sınıfına, diğerleri de Genel İdare Hizmetleri sınıfına geçirilerek ek göstergeden faydalandırılmalı.
- Kanunda belirtilen fazla çalışma saat ücretinin 20 katı tutarında fazla çalışma ücreti ödenmeli; fazla çalışma hafta sonları ise 2 katı, bayramlarda ise 4 katı olarak ödenmeli.
- Yiyecek ve giyecek yardımı tutarları günümüz koşullarına göre güncellenerek ödenmeli, tüm çalışanlara yemek ücretsiz sağlanmalı.
- Ulaşım yardımı sağlanmalı; toplu taşıma ücreti merkez & taşra ayrımı yapılmadan herkese verilmeli.
- Memur disiplin affı çıkarılmalı.
- Yeşil Pasaport bütün memurlara verilmeli.
Buradan bir kez daha ilan ediyoruz. Kamu emekçileri olarak bu sefil yaşam koşullarını kabul etmiyoruz. Hakkımızı alana kadar bütün emekçileri, emeklileri örgütlü mücadeleyi büyütmeye davet ediyoruz.
Görseller
